Emevi Camii ve Önemi
Şam’ın eski şehir merkezinde yer alan ve yüzyıllara tanıklık eden İslam mirası Emevi Camii, yalnızca bir ibadet yeri değil; aynı zamanda kültür, sanat ve bilimin buluşma noktası olarak da tarih boyunca önemli bir rol oynamıştır.
8. yüzyılda inşa edilen camii, İslam dünyasında bir ilim ve kültür merkezi olarak öne çıkmış. bu sayede Şam, sadece Suriye’nin değil, tüm Arap coğrafyasının önemli şehirlerinden biri haline gelmiştir. Günümüzde ise camii, hem Suriye turizmi açısından hem de tarihi ve mimari değeri ile büyük bir öneme sahiptir.
Emevî Camii’nin Tarihi
Tarihçiler, Emevi Camii’nin kuruluşuyla ilgili iki farklı rivayeti aktarmaktadır. İlk rivayete göre, caminin temelleri Abu Ubeyde bin Cerrah tarafından atılmıştır. 634 yılında Şam’a giren Arap orduları, Hristiyanların kullandığı kilisenin doğu kısmını camiye dönüştürürken, batı kısmı Hristiyanların kontrolünde kalmıştır. Daha sonra Velid bin Abdülmelik, büyük bir tazminat ödeyerek kilisenin kalan bölümünü almış ve camiyi 706 yılında tamamlamıştır.
İkinci rivayet ise, caminin eski bir Jüpiter tapınağı üzerine inşa edildiğini, ardından Bizans İmparatoru Theodorus tarafından kiliseye çevrildiğini belirtir. Velid bin Abdülmelik ise camiyi, tapınak, kilise ve önceki cami alanlarını birleştirerek görkemli bir yapı hâline getirmiştir.
Camii inşasında Pers, Hint ve Yunan ustalar görev almış ve yapı, yaklaşık 10 yıl süren titiz bir çalışma sonucunda tamamlanmıştır. Bununla birlikte bazı arkeologlar, caminin tamamen yeni olarak inşa edildiğini ve önceki yapılarla bağlantısının olmadığını öne sürmektedir.
Mimari Konum ve Genel Özellikler
Emevi Camii, Şam’ın eski şehir merkezinde, çevresinde el-Buzuriyye Mahallesi. Hamidiye Çarşısı, el-Nofara Kahvesi ve El-Aziziye Medresesi ile Selahaddin Eyyubi Türbesi’nin bulunduğu tarihi bir alanda yer almaktadır.
Cami, dikdörtgen bir alan üzerinde (157 x 100 metre) kurulmuştur. Büyük taş duvarlar ve sağlam desteklerle çevrilidir. Mimari açıdan Mekke’deki Mescid-i Nebevi örnek alınmış, cami şu ana bölümleri içerir:
- 3 büyük minare
- Geniş ve ışık alan bir avlu (sahn)
- Harim (ibadet alanı)
- Zengin mozaik ve mermer süslemeler
- 22 adet vitraylı pencere ve revaklar
- Osmanlı dönemi ve Emevi dönemi izlerini taşıyan kubbeler
Bu özellikler camiyi sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda Şam mimarisinin ve İslam sanatının başyapıtı haline getirmiştir.

Minareler ve Tarihleri
Emevi Camii, üç farklı minareye sahiptir ve her biri farklı tarihsel dönemleri yansıtır:
Minaret el-Arus (Kuzey Minare): Avluya bakan ve ışıklarıyla adeta bir gelin gibi parlayan bu minare. klasik Emevi tarzının en belirgin örneğidir. Minare, dört cepheli olup, içinde döner merdivenler ve üstte ahşap kubbe ile çevrili gözetleme alanına sahiptir.
Doğu Minare: Şam’ın en uzun minaresi olan bu yapı 77 metre yüksekliğindedir. Alt kısmı kare, üst kısmı sekizgen olup, bazı Osmanlı dönemi eklemeleri içerir. Tarih boyunca yangınlar ve restorasyonlar nedeniyle şekli zaman içinde değişmiştir.
Güneybatı Minare: Kare biçimli ve Emevi tarzında inşa edilmiş bu minare, 1401’deki büyük yangında tamamen yıkılmış ve Sultan Kayıtbay döneminde yeniden yapılmıştır. Mısır minarelerinden esinlenmiştir ve Şam’daki ilk Mısır tarzı minare olarak kabul edilir.
Kapılar ve Harim
Emevi Camii’nin dört büyük kapısı vardır:
1- Doğu Kapısı (Bab el-Qaymariya): Hamidiye Çarşısı’na açılır ve Mısır tarzı mimari özellikleri taşır.
2- Batı Kapısı (Bab el-Barid): Zafer kemeri ve sütunlarla çevrilidir, eski dönemlerde açılışıyla çarşıya bağlanır.
3- Kuzey Kapısı (Bab el-Kalasa): Minaret el-Arus’un altında yer alır ve şehrin tarihi kalbi ile bağlantılıdır.
4- Güney Kapısı (Bab el-Qibli): Harime doğrudan açılan tek kapıdır, Şam halkı tarafından Bab es-Sağğa olarak da bilinir.
Harim, 136 x 37 metre boyutlarında olup üç uzun kanat ve revaklarla çevrilidir. Ortadaki kubbe, “Kubbeyi’n-Nesr” olarak bilinir ve 30 metre yükseklikte inşa edilmiştir. Ayrıca avluda üç küçük kubbe ve Osmanlı dönemi abdest alanı bulunmaktadır.

Mozaik ve Süsleme Sanatı
Cami, Bizans etkisiyle hazırlanmış mermer ve cam mozaiklerle bezelidir. En dikkat çekici mozaik, Barada Nehri manzarasıdır. Bu mozaik, caminin girişine yakın bir yerde bulunur ve nehir ile etrafındaki evler ve ağaçları betimler.
Sütunlar, kemerler ve kubbelerdeki süslemeler, Emevi ve İslami dekoratif sanatların en etkileyici örneklerini sergiler. Camide ayrıca:
- Qişani, Ajemi ve Arapça yazı sanatları
- Renkli bitkisel desenler
- Klasik Emevi kubbe süslemeleri
görülmektedir. Tüm bu detaylar, camiyi bir mimarlık ve sanat şaheseri haline getirmektedir.
Eğitim ve Kültürel İşlevi
Emevi Camii, sadece ibadet yeri değil, aynı zamanda bir eğitim ve kültür merkezi olarak tarih boyunca hizmet vermiştir. Cami bünyesinde birçok medrese kurulmuş, farklı İslami ilimlerin öğretilmesine olanak tanımıştır:
- El-Gazali Medresesi: Şafi mezhebi için
- El-Mencai Medresesi: Hanbeli mezhebi için
- El-Kusi ve El-Malikiyye Medreseleri: İslami hukuk ve fıkıh eğitimi
Ayrıca camide, Osman bin Affan Mushafı gibi kıymetli el yazmaları ve dini eserler korunmaktadır. Bu durum, camiyi sadece ibadet için değil, aynı zamanda bir kültürel miras ve eğitim merkezi olarak da öne çıkarmaktadır.
Tarih Boyunca Restorasyonlar ve Yangınlar
Emevi Camii, tarih boyunca birçok yangın, deprem ve saldırıya maruz kalmıştır.
Önemli restorasyonlar şu şekilde özetlenebilir:
- 1069, 1167 ve 1400 yıllarında büyük yangınlar
- Selahaddin Eyyubi ve Memlük Sultanları döneminde yeniden inşa ve süsleme
- yüzyılda Osmanlı döneminde büyük restorasyonlar ve modernizasyon çalışmaları
- 1994’teki son restorasyon ile minareler, avlu ve harim yenilenmiştir
Bu restorasyonlar, caminin orijinal Emevi mimarisini koruyarak modern tekniklerle güçlendirilmesini sağlamıştır.

Şam’ın Kalbinde Bir Tarih Hazinesi
Emevi Camii, sadece Şam’ın değil, tüm İslam dünyasının tarih ve kültür mirasının bir sembolüdür. Mimari, mozaik sanatı, minareleri ve medreseleri ile cami, Şam turizminin en değerli duraklarından biridir. Ayrıca tarih boyunca ilim ve kültür merkezi olarak, sosyal ve kültürel hayatın odak noktası olmuştur.
Ziyaretçiler, Emevi Camii’nde sadece ibadet etmekle kalmaz. Aynı zamanda binlerce yıllık tarih ve sanat mirasını deneyimleme fırsatı bulur. Bu yönüyle cami, Suriye’nin zengin kültürel mirasının korunması ve tanıtılması açısından eşsiz bir değere sahiptir.





Bir Yorum
muhteşem bir cami, en yakın fırsatta suriyeyi ziyaret etmeyi planlıyorum. bu güzellikleri yakından görmek gerekli